BAKÜ-1NEWS.COM.TR
Gürcistan ile Türkiye arasında iki ülkenin tarihi eserlerinin restorasyonu konusunda varılan mutabakat gereğince, Batum'daki yıkılan tarihi Aziziye Camii yeniden yapılacak. Gürcü kamuoyunun gündemine bomba gibi düşen haber, ülkede büyük tepkilere yol açtı.
Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanı Ertuğrul Günay ile Gürcü mevkidaşı Nikoloz Rurua, kültür alanında ilişkileri derinleştirmeyi amaçlayan bir mutabakata imza atmışlar. Anlaşma gereğince, Batum'daki yıkılan Aziziye Camii için Gürcistan bir yer tahsisi yapacak ve Türkiye, orada tarihi camiyi yeniden inşa edecek.
Sovyet döneminde Gürcistan′dan sürülen Türklerin yerine göç ettirilen Ermenilerin artık yoğun yaşadıkları Ahıska'daki tarihi Ahmediye Camii ve külliyesini de Türk uzmanlarla beraber Tiflis yönetimi restore edecek.
Bunun karşılığında Türkiye'de bulunan iki kilise - Artvin'deki İşhan Kilisesi ile Erzurum Uzundere'deki Öşvank Kilisesi, Gürcistan'daki uzmanların denetimi, gözetimi ve mutabakatı çerçevesinde restore edilecek. Aslına uygun restore edilecek cami ve kiliselerin ibadete açılıp açılmaması ise karşılıklı görüşmelerle netlik kazanacakmış.
Ermeni basını ve Gürcistan Ermenilerinin de körüklediği bu haber, Gürcü kamuoyunun gündemine adeta bomba gibi düşmüştür.
Belli güçler tarafından iyice kışkırtılan Batumlu ırkçı bir grup, Acara′da herhangi bir cami yapımının kabul edilemez olduğunu öne sürüyor. “Gürcistan′a Hizmet Et” hareketi lideri Murman Dumbadze, Gürcü yetkilileri bu konuda uyarmayı dahi ihmal etmiyor.
Dumbadze, “Eğer Batum halkının görüşlerini göz ardı ederek cami inşa etmeye kalkışırlarsa, hiçbir mazeret kabul etmeksizin camiyi başlarına yıkarız” şeklinde konuştu.
Batumluların Gürcistan genelinde var olan camilerin restore edilmesine karşı çıkmadıklarını söyleyen Dumbadze, yeni camilerin yapılmasına ise müsaade etmeyeceklerini ifade ediyor.
Gerçi Gürcistan ve Türkiye arasında “tarihi cami ve kiliselerin yeniden inşa edilmesi ve restorasyonu” konusunda varılan anlaşmaya en büyük tepki Gürcistan Ortodoks Kilisesi'nden geldi. Gürcü Patrikhanesi, 9 Şubat'ta bir bildiri yayınlayarak birbirlerinin topraklarında yer alan dini mekanların restorasyonu için Gürcü ve Türk hükümetleri arasında yapılan anlaşmayı kınadı.
Anlaşmayı "kabul edilemez" olarak niteleyen Patrikhane, Gürcistan hükümetinin böyle bir anlaşma için yapılan müzakerelere kendilerini dahil etmeyerek yasa ihlali yaptığını savunuyor.
Patrikhane'nin rahatsız olmasının nedenlerinden biri de Gürcistan'da restore edilen camilerin Müslüman kurumları tarafından idare edilmesi olasılığı. Oysa, Türkiye'de sözkonusu kiliselerin Gürcü Kilisesi kontrolüne verilmesi öngörülmüyormuş. Kilise, anlaşmayı "adaletsiz" olarak nitelerken, UNESCO'nun her devlete kültürel mirasını korumak için sorumluluk verdiğini hatırlatıyor.
Bununla yetinmeyen Patrikhane, müzakereleri sürdürmek için destek karşılığında kilise fonlarını kullanarak Rize Ardeşen'deki küçük bir Gürcü kilisesinin restore edilmesini de şart koşuyor. Türkiye′nin bunu kabullenmeyeceğini göz önünde bulunduran Gürcü Kilisesi, böylece, Aziziye Camii inşaatının da sözkonusu olamayacağını öne sürmektedir.
Gürcistan hükümeti, müzakerelerin düzgün yürütülmemesi durumunda ülkedeki Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasında gerginlik oluşacağı tehdidinde bulunmayı da ihmal etmeyen Patrikhane'ye tepki göstermiştir. Tiflis yönetimi, Türkiye ile yapılan ön anlaşmaya uyacağını açıklamıştır. Bazı muhalefet partilerinin Kilise'ye destek vermesi ise ülkede büyük gerginliğe yol açmaktadır.
“Aziziye Camii” polemiğine Gürcistan eski Cumhurbaşkanı Eduard Şevardnadze de katılmıştır. Caminin tekrar yapımını “Gürcistan yönetiminin telafi edilemez hatası” olarak niteleyen eski Cumhurbaşkanı, basına verdiği demeçte, kararın Müslümanların Acara′daki etkinliğini arttıracağından duyduğu endişeyi dile getirmiştir.
Gürcistan Ortodoks Kilisesi'nin büyük bir tehlike ile yüzleştiğini öne süren Şevardnadze, hükümeti kilisenin sorunlarını ihmal etmekle suçluyor. Böylesine bir durumda cami yapımı gibi girişimlerin tehlikeli olabileceğine dikkat çeken eski Cumhurbaşkanı, tek umudunun Gürcistan Patriği 2. İlia olduğunu ifade ediyor.
“Aziziye Camii” polemiği, halen Gürcistan basınının gündemini en çok meşgul eden konulardan biridir. Gürcistan yetkilileri, Türkiye ile dostluğa büyük önem verdiklerini belirterek, iki ülkenin tarihi eserlerinin restorasyonu konusunda kararlı olduklarını söylerken, muhalefet, Cumhurbaşkanı Miheil Saakaşvili′yi Acara′yı Türkiye′ye satmakla itham ediyor.
Aziziye Camii′ye gelince. Cami, Osmanlı döneminde Batum’da yapılan en önemli dini eserlerin başında gelmektedir. “Aziziye Camii” ismini 32. Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz’den almaktadır. Bu cami, dönemin Trabzon Valisi Emin Muhlis Paşa tarafından Batum liman mahallesinde padişah adına yaptırıldığı için Aziziye Camii olarak isimlendirilmiştir. Caminin yapılış tarihi ise 1869’dur. Ayrıca Emin Muhlis Paşa, Batum merkezine çok lezzetli bir su getirtmiş ve şehir merkezinde imar faaliyetlerinde bulunmuştur.
1869 senesinde Aziziye Camii üzerine kurşun kaplanması ve caminin iç süslemelerinin tamamlanması için gerekli malzemeler padişah tarafından gönderilmiştir. 1878 senesinde Aziziye Camii′nde görev yapan imam, müezzin gibi personel ve diğer cami giderlerinin karşılanması için mevcut ödenek yetmediği için Çıldır valilerinden Sefer Paşa vakfından bazı gelirler ve Batum sancağına bağlı Ardanuç kazasında bulunan değirmen, kervansaray ve tarlaların gelirleri Aziziye Camii vakfına tahsis edilmiştir.
Tarihe “93 Harbi” olarak geçen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı′nın ardından İstanbul Yeşilköy′de imzalanan Ayastefanos Antlaşması gereğince, Batum sancağı, Çarlık Rusya′nın yönetimi altına girmiştir. Türk Kurtuluş Savaşı sırasında yapılan gerçekçi çözümlemeler göz önünde bulundurularak Batum′un kurtuluşu için gayret edilmemiş, böylece, Rus işgalinin yerini Sovyet işgali almıştır.
Aziziye Camii uzun yıllar ibadet edilen bir mekan olarak kalmış ise de SSCB döneminde yöneticiler tarafından yıktırılmıştır. Günümüzde Aziziye Camii′nin bulunduğu alan, park haline getirilmiş olup tam karşısında Batum Meclisi bulunmaktadır.
Ceyhun Alekber